Halamın İntikamı – 2

Semra halamın eniştemle konuşmalarını duymamın üzerinden bir hafta geçmişti. İlk günkü rüyanın da etkisiyle o gün Gülşen halama ilgi duyar olmuştum. Ama daha sonra gelip gittikçe bu duygularımdan utandım. Gülşen halamın eve bir adam getirip birlikte olmayacağına tekrar inanmış, sırf kavgalılar diye bu şekilde iftira atan eniştem ve Semra halama da soğuk davranmaya başlamıştım. Sırf bu yüzden bana aylık harçlık veren Semra halama, artık bu parayı almak istemediğimi söylemek istedim. Ama hem ayıp olur diye hem de para tatlı geldiği için söyleyemedim.

1 hafta boyunca Semra halama hiç gitmedim. Aradığı zaman da bahaneler uydurdum. Artık yaz gelmiş, memlekette havalar ısınmıştı. Annem ve babam da 2 – 3 haftalığına dedemle babaannemin yanına, köye gitmeye karar verdiler. Hem bostanla ilgilenecek hem de köyün havasında kafa dinleyeceklerdi. Onlar gittikten 1 gün sonra Semra halam aradı. Yemek yapacağını söyleyip davet etti. Hala ona kızgın olduğum için istemedim. O da “annen evde yok Alişim ben gelip yemeğini hazırlayayım o zaman. Perişan olma tek başına” dedi. Kabul etmek zorunda kaldım.

Semra halam 45 yaşlarında, minyon tipli olduğu için küçük gösteren bir kadındı. escort hakkari Giyimine kuşamına çok dikkat etmez, yolda gören dönüp bir daha bakmazdı. Çocuk doğurmanın da etkisiyle kiloları iyice artmıştı. Onda seksi denebilecek tek şey belki kocaman göğüsleriydi. Ama onlar da muhtemelen sarkık ve biçimsizdi. O gün de aynı bakımsızlığıyla geldi. Ama onun tatlı dili, kıvrak zekası fark yaratırdı.

Halam geldiğinde önce halimi hatırımı sordu. Üniversite sınavımın kötü geçmesinden, hakkari escort gelecekten falan konuştuk. Sonra “mutfağa gidelim ben sana yemek yapayım. Sohbet de ederiz” dedi. Mutfağa geçtiğimizde hamarat elleriyle işe koyuldu. Babamların köye gitmesinden falan bahsettik. O da köyü özlediğini, olanlardan dolayı çok üzgün olduğunu ama Sevim ve Gülşen halamın çok ağır şeyler söylediğini anlattı. Bu konulara ilk kez giriyordu. Konuşurken gözlerinin dolduğunu farkettim. Semra halam ne söylese ikna ediyordu beni. Ona hem üzüldüm hem de hak vermeye başladım.

Sonra diğer halalarımla görüşüp görüşmediğimi, nasıl olduklarını sordu. “Gülşen’in görüştüğü biri vardı. Haberin var mı, evlilik falan konuşuluyor mu?” diye sordu. Ben cevap vermeye kalmadan “düğün olursa küslük olmaz. Ben sonuçta ablasıyım düğününe gelirim” diye ekledi. Ama ben Gülşen halamın görüştüğü biri olduğu noktasında takılmıştım. Bunu bilmiyordum. Acaba eve birini getirdiği doğru muydu, getirdiği bu adam mıydı diye düşündüm. Halamsa konuşmayı kesmiyordu. Ona nasıl hakaretler ettiğini, bunları hiç haketmediğini saydırıp duruyordu. Bense bu konulara karışamayacağımı, üçünün de halam olduğunu ve hepsini çok sevdiğimi söyledim. O da buna hak verdi.

Sonunda Semra halam ağzındaki baklayı çıkardı. “Kuzum sen daha küçüksün. Anlamazsın ama Gülşen biraz oynaktır, biliyorum. Ben babama hep evlendir de bir sıkıntı olmasın diyordum ama evin küçüğü ya, kimse toz konduramıyor” dedi. Bu laflara sinirlenmiştim.

– Niye oynak olsun hala diye çıkıştım.
– Aliş bak o senin halan, benim de kardeşim. Ama ne işler karıştırdığını ben bilmem mi?
– Ne iş karıştırıyormuş?
– Bak bunlar aramızda kalsın, kötülemek için de söylemiyorum ama ben kaç kere onun açığını kapattım. Erkeklerle az fingirdemedi.
– Gülşen halam yapmas öyle şey.
– Yapar kuzum. Bekar sonuçta. O yüzden evlensin kurtulsun.
– Eve attığı adamla mı evlensin?

Bunu söylememeliydim ama sinirle ağzımdan kaçmıştı. hakkari escort bayan Halam önce şaşırdı. “Sana kim söyledi” diye sordu. “Siz eniştemle konuşurken duydum” dedim. O da sinirli bir şekilde “iyi işte duymuşsun. Gülşen halan böyle işte. Babana söyleme sakın öldürür” dedi. Sonra uzun bir süre ikimiz de konuşmadık. Soğuk bir şekilde ortamı idare edip yaptığı yemeği yedik. Halam ortamı yumuşatmaya çalışıyor, bense neredeyse hiç konuşmuyordum. Kime, neye kızdığımı bilmiyordum ama bu durum hiç hoşuma gitmiyordu. Halamın biriyle yatması, diğer halamla böyle kanlı bıçaklı olmaları… İkisine de öfkeliydim. Halam onlarda kalmamı teklif etse de gitmedim. O da kendi evine gitti.

Akşama kadar yatıp uyudum. Akşam olunca Sevim halam aradı. O da annem yok diye yemek hazırlamıştı. Gitmek istemesem de uğraşıp mantı yaptıklarını söyleyince kalkıp gittim. Zaten şu an en sevdiğim halam Sevim halamdı. Çünkü konuyla bir alakası yoktu. Kapıyı yine Sevim halam açtı. O çok fazla konuşmazdı. Genelde evin işleriyle ilgilenir, evden bile mecbur olmadıkça çıkmazdı. 35 yaşında, türbanlı bir kadındı. Kardeşlerin en uzunu oydu. Neredeyse benim boyumda, zayıf biriydi.

Gülşen halam da evdeydi. Biraz canı sıkkın, tedirgin bir hali vardı. Yemekten sonra Sevim halam “ben bulaşıkları yıkayıp banyoya gireceğim. Siz oturun” deyip gitti. Gülşen halam çaprazdaki koltukta oturuyor, tüm dikkatle dizi izliyordu. Ben telefonla uğraşırken WhatsApp’tan bir mesaj geldi. Yazan Semra halamdı. Nerede olduğumu sordu. Dedemlerde olduğumu söyleyince şu mesajı attı:

“Aliş bugün bana çok kızdın biliyorum. Aileden bir tek sen kaldın. Elimde büyüdün. Benden nefret etmeni istemiyorum. Gülşen halanı seviyorsun evet sev, o da halan. Ama söylediklerimde ben haklıyım. Erkek düşkünü o. Hatta sevgililerine çıplak fotoğraflarını atar, onları da bana gösterirdi. Bak inanmıyorsan atayım, bir sürü var bende”

Bu mesaja şok olmuştum. Elim ayağım birbirine dolaştı. “Kapatalım bu konuyu” yazdım. Telefonu cebime koyacaktım ki bir mesaj geldi. Çıplak bir kadın fotoğrafıydı. Yüzü görünmüyordu ama saçlarından Gülşen halam olduğu belli oluyordu. Hemen ekranı kapatıp diğer odaya geçtim. Fotoğrafa iyice baktım.

Ne çok büyük, ne çok küçük memeleri vardı. Memeleri hiç sarkmamış, alt tarafı üst tarafına göre daha dolgundu. Memesine göre büyük, koyu renkli meme uçları vardı. Bacaklarının arası traşlıydı. Göbeği neredeyse hiç yoktu. Bacaklarıysa süt beyaz, kalemle çizilmiş gibiydi. Demek Gülşen halamın çıplak hali buydu. Mükemmel bir vücudu vardı. Çok azmıştım. Semra halam ondan iyice nefret edeyim diye atmıştı ama ben bu vücuda hayran kalmıştım. Mesaja cevap vermeyip içeri gittim.

Gülşen halamın yüzüne baktığımda sanki onu fotoğraftaki gibi çıplak görüyordum. Sikim eşofmanın altından belli oluyordu ama hiç umursamıyordum. Sadece halamı iyice süzmek istiyordum. Hatta şu anda onu sikmek istiyordum. Tekrar tekrar telefonu çıkarıp o fotoğrafa uzun uzun baktım. Sevim halam salona girdiğinde toparlandım ve eve gittim. Gece boyu halamın fotoğrafına bakıp bakıp 31 çektim.

Sabah zil sesiyle uyandım. Gelen Semra halamdı. Her zamanki sıcaklığıyla sarıldı, kahvaltı hazırlamaya geldiğini söyledi. Dün sanki hiç olmamış gibi davranıyordu. Ama ben “bir sürü var bende” cümlesine takılmıştım. Gülşen halamın diğer çıplak fotoğraflarını nasıl görürüm derdindeydim. “Hala” dedim, “şimdi sen o fotoğrafı attın da kendisi öylesine çekti belki” diye konuya balıklama daldım. Semra halam bu lafa rahatlamış bir şekilde gülümsedi. “Küçüğüm, insan öylesine çıplak fotoğraf mı çeker” deyip telefonunu çıkardı. Birkaç saniye bile sürmeden başka bir fotoğrafı bana doğru uzattı. Hoşuma gittiğini anlamasın diye hemen telefonu geri uzattım. “Çek sağa, daha çok var. İnsan öylesine çeker mi hiç bu fotoğrafları” dedi.

Fotoğraflar beni kıpkırmızı etmişti. Birinde yüzünü çekmiş parmağını yalıyor, diğerinde domalmış, bir başkasında göğüslerini avuçluyordu. Hepsi aynı yerde çekilmişti. Ben fotoğraflara bakarken Semra halam bana bakıyordu. O yüzden hızlı hızlı geçiyordum. Gülşen halamla ilgili tüm tabularım yıkılmış, sanki aşık olmuştum. Fena şekilde azmıştım. Fotoğraflar bitince telefonu uzattım. Halam “gördün mü? Neyse bana bi bardak su ver” dedi. Masadan kalkıp tezgaha yöneldim. Suyu uzatırken “bak” dedi bacaklarıma doğru bakarak. “o fotoğraflar öyle masum olsa, kendi yeğenini bile baştan çıkarır mıydı” deyip kahkahayı bastı. Önüme baktığımda penisim şorttan fırlayacak gibi dimdik olmuştu. Utancımdan kıpkırmızı olup hemen oturdum. “Kuzum utanma normal bir şey bu. Gencecik delikanlısın, normal. Ben halanın gerçek yüzünü gör, beni anla diye gösterdim” dedi. Cevap veremedim. Konuyu kapatıp kahvaltımızı yaptık. Yedikten sonra halam gitti.

Benim aklım o fotoğraflarda kalmıştı. İzlediğim hiçbir pornoda böylesine azmamıştım. Yıllardır birlikte büyüdüğüm halamı çıplak ve bu şekilde görmek beni sanki kudurtmuştu. Artık Semra halama inanmış, Gülşen halamın bir kaşar olduğunu anlamıştım. Onu görmek için deliriyordum. Bir yandan da utanıyor, korkuyordum. Sevim halamı arayıp akşam yine gelmek istediğimi, yemeğim olmadığını söyledim. Seve seve kabul etti.

Akşama doğru heyecan iyice bastırmıştı. Sanki sevgilimi görmeye gidecek gibi hissediyordum. Süslendim, parfüme boğdum kendimi. Bendeki tek fotoğrafına baka baka yürüyerek gittim. Kapıyı bu sefer Gülşen halam açtı. Sıkı sıkı sarıldım. Göğüslerini hissetmek için iyice kendime bastırdım. Ama Gülşen halam tedirgindi. Yemeğe kadar benimle hiç konuşmadı. Yemekten sonra Sevim halam “ben çarşıya gideceğim” diyerek evden çıktı.

Gülşen halamdaki bu tavra anlam veremiyordum. Sevim halamın akşam evden çıkması da çok normal değildi zaten. Çay içerken Gülşen halam çatallaşmış bir sesle konuşmaya başladı. Benimle göz teması kurmuyordu.

– Aliş
– Efendim hala.
– Bugün Semra ile konuştuk. Ablam falan değil zaten o artık. Ama sen yeğenimsin. Sana gösterdiği şeyler öyle sandığın gibi değil. Zaten o da telefonumdan gizlice çalmış. Bak canım o çok kötü kalpli biri gerçekten. Beni kıskandığı için böyle yapıyor. Unut onları tamam mı, dedi.
Çok şaşırmıştım. Semra halam mı beni kışkırtıyor yoksa Gülşen halam mı yalan söylüyor bir türlü anlayamıyordum. Kendimi salak gibi hissediyordum. Cevap veremedim.

“Bak bunları sakın babana, dedene falan söyleme” dedi. “Tamam” diyebildim sadece. Rahatlamıştı. “Sana bundan sonra ne söylerse de inanma. O babam bize mal verdi diye her şeyi yapar” dedi. Yine “tamam” dedim. Korkmuştum ve hiçbir şeye anlam veremiyordum. İki kardeşin savaşının arasına düşmüş, bir o yana bir bu yana itiliyordum. Sevim halamı beklemeden kalkıp gittim. Bu olayı çözmek için Semra halamın yanına gitmeye karar verdim. Aradım, “dur ben size gelirim enişten evde şimdi” dedi. Şu anda en çok ona güveniyordum nedense. İkna edici konuşmasıyla beni rahatlatmasını istiyordum.

Semra halam benden hemen sonra bizim eve geldi. Mutfağa oturduk. Tabi ki Gülşen halamı yalanladı. Onun melek yüzlü şeytan olduğunu, tam bir kaşar olduğunu ve sadece kendini düşündüğünü saydırdı. Sonra her şeyi dökülmeye başladı. Onun erkeklerle nasıl yattığını, çalışırken patronuna verdiğini söyledi. “Hatta” dedi.

“Sana bile göz koymuştu. Valla bak. Geçen sene yazın sen orda kaldığın zamanlarda gelip çarşafını kaldırıyordu şeyine bakıyordu. Sonra bizi çağırıp gösteriyor, kıkır kıkır gülüyordu. Hatta seni hep uyandırırdı hatırladın mı? Hemen kalk yüzünü yıka diye kaldırırdı. Sen tuvalete giderken de kalkmış aletine gözünü diker, bize gösterip gösterip gülerdi “dedi.

Semra halam bu sefer tam dökülmüştü. Ya çok iyi yalan söylüyor ya da gerçekten doğruları söylüyordu. Ama ben inanıyordum. Çünkü benimle ilgili söylediği şeyler çok hoşuma gidiyor, inanmak istiyordum. Sonra,” bizi de bozdu kaltak” dedi. O öyle yaptıktan sonra Sevim bile gelip seninkine bakıyordu ara ara” dedi. Bunlar kulağa inanılmaz geliyordu. Meğer neymiş bu Gülşen halam dedim. Sevim halama da çok şaşırmıştım. “Seni niye bozdu ki hala” dedim. “E bana da gösteriyordu işte” deyip gürültülü kahkahasını bastı.

Benim aklım hala diğer fotoğraflardaydı. Konu açılmışken cesaretimi toplayıp söyledim:
– o fotoğrafları atsana hala bana.
– Noldu kuzum seni de baştan çıkardı heralde.
– Yok da…

Deyip duraksadım. Halam telefonunu aldı. Fotoğrafların hepsini gönderdi. Hepsine yavaş yavaş bakıyor. Azdıkça azıyordum. Duyduklarımdan da cesaret alıp gidip Gülşen halamı sikmek istiyordum artık. “Yeter yeter yedin telefonu” deyip telefonu elimden aldı. Masaya bıraktı. “Bak dikkat et kendine. Seni ağına düşürmesin. Hiç belli olmaz onun işi. Kendini yeğenine bile şey yaptırır ” dedi. “Ben de yaparım” deyiverdim kendimden geçmiş bir halde. Halam buna şaşırdı. Ayağa kalkıp bir bardak su içti. Ben o sırada telefonu masadan alıp tekrar fotoğraflara bakmaya başladım. “Bana bak” dedi.

Kafamı kaldırdığımda Semra halamın üstü çırılçıplaktı. Kocaman, kafam kadar memeleri vardı. Ben “hala” demeye kalmadan telefonu elimden alıp önüme eğildi. Şortumu ve donumu aynı anda çıkardı. “Aliş bu ne” deyip sikimi bir hamlede ağzına aldı. Büyük sikim ağzına sığmıyor, başını vakum gibi emiyordu. Bazen ağzından “şlap” diye çıkarıp sikimi kökünden tutuyor, memelerine vuruyordu. Sonra tekrar ağzına alıyor, başını sağa sola sallayarak aç gibi yalıyordu. Zaten azmış olan sikimi daha fazla tutamayıp ağzına boşalıverdim. Bunu istemediği belli oluyordu ama aniden boşalmıştım. Tuvalete koşup ağzındakileri boşalttı, ağzını yıkadı. Bense sandalyeye yaslanmış, bacaklarım açık kalakalmıştım. Son birkaç hafta içinde önce Gülşen halamı çıplak görmüş, benim sikime baktığını ve kaşar olduğunu öğrenmiş, şimdiyse büyük halamın ağzına boşalmıştım. Bu yaşadıklarım hem rüya, hem kabus gibiydi.

Semra halam hızlı adımlarla tuvaletten geldi. Üstünü giydi. Hiç yüzüme bakmadan kapıya yöneldi. Arkasından koşup kolundan tuttum. “Hala özür dilerim” dedim. “Aliş niye özür diliyorsun. Ben yaptım” dedi. “Hala gitme” dedim. Sikim hala inmemişti. Başını eğip sikime baktı. “Ne yapacaksın halanı mı becereceksin” dedi. Cevap vermedim. “O zaman Gülşen’e bunları bir bir anlatacaksın ve bir daha onunla görüşmeyeceksin” dedi. Kabul ettim. Beni elimden tutup babamların yatak odasına götürdü. Yatağa yatmamı söyledi. Sırt üstü uzandım. Soyunmaya başladı. Ben onu izliyordum. Oysa sikime bakıyordu. İştahla “uzun, kalın, dimdik. Beklediğimden de büyük Aliş” dedi.

Semra halam kısa boylu, kiloluydu. Ama memeleri sarkık olsa bile, pornolarda bile görmediğim kadar büyüktü. Halam sikimi bana doğru yatırıp üstüne oturdu. Amı sırılsıklam olmuştu. İçine almadan öne doğru eğilip memelerini ağzıma getirdi. Büyük bir iştahla yalamaya başladım. Memelerini altından tutup sıkıyor. Bir onu bir diğerini vakumluyordum. O da kalçasıyla ileri geri yapıp sikimin üstünde geziyor inliyordu. Sonra kalçasını kaldırdı, bir eliyle sikimi tutup üstüne oturmaya başladı. Bir yandan da “ohh Alişim, aslanım benim” diye inliyordu. İnlemeleri gittikçe hırıltıya dönüşüyor, bana saldırır gibi üstümde zıplıyordu. “Enişteninki bu kadar büyük değil” deyince ben de coşup götüne tokat atmaya başladım.

Amı o kadar ıslak ve daracıktı ki boşalmamak için kendimi zor tutuyordum. Memelerini emiyor, iniltilerini dinliyor, daracık amın tadını çıkarıyordum. Bir anda aklına bir şey gelmiş gibi doğruldu. Üstümden kalkıp benim telefonumu aldı. Önümde domaldı. “Şimdi beni öyle bir sik ki, Gülşen kaltağı kudursun” diyerek Gülşen halamı aradı. Ben o ne derse yapmaya hazırdım. Semra halam hem intikam ateşiyle, hem de azgınlıkla yanıp tutuşuyordu.

Ben arkasından yavaş yavaş içine girerken Gülşen halam telefonu açtı. Semra halam telefonu hoparlöre alıp yanımıza koydu ve “kökle şimdi” dedi. Önümde Semra halam, telefonda Gülşen halam dinliyordu. Makine gibi girip çıkmaya başladım. Semra halam ben soktukça bağırıyor, “sik beni Alişim” diye inliyordu. Gülşen halam ise “alo, Aliş noluyor ya” dedikten sonra sesini çıkarmamış dinlemeye başlamıştı. Telefonu da kapatmıyordu. Semra halam bağırdıkça ben coşuyor kasıklarımı vura vura köklüyordum. Sonunda dayanamayıp içinden çıkardım ve kalçalarının arasına boşaldım.

Semra halam kalktığında ayakta duracak hali yoktu. Ben de aynı durumdaydım. “Alişim çok iyiydin” dedi. “Gülşen’e anlat, başkasına da aman ha söyleme. Sonra da bir daha konuşma onunla. Ben seni daha çok memnun ederim kuzum” deyip üstünü giyindi. Dudağıma bir öpücük kondurup evden çıktı.

Devamı gelecek

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

live casino sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort